Bu bir roman. fakat görünenden gizli anlamlarına doğru giden bir örgüsü var:

1) Roman boyunca Safranbolu'nun bütün tarihi- turistik mekanları geziliyor. Bu haliyle bir turizm rehberi niteliğinde.

2) Tarihi mekanlarda geçen olaylar ve kahramanlar, romanı götüren baş karakterler ve hikayeleri dışında tamamen gerçektir. Dünya'da Safranbolu ve tarihi ile ilgili pek çok akademik çalışma, Almanya'dan Kanada'ya kadar çeşitli akademisyenler arasında yapılan tartışmalara kadar, İngilizce, Türkçe ve Eski- güncel Yunanca, Hititçe kaynaklar taranmış, bölgenin arkeolojik kalıntıları dağ bayır gezilerek incelenmiştir. Bu haliyle roman, ilgili tarih içinde derinliği olan bir tarih belgeseli niteliğindedir.

3) Romanın kadın yazarının gerçek çocukluk anılarından başlayarak Safranbolu yaşam kültürünün orijinal incelikleri ortaya çıkarılmıştır. Yeryüzünün çıplak toprağı üzerinde küçük bir insan topluluğunun yarattıkları yaşam kültürü ve sentezi sağlam bir aile kültür geleneği yaratmıştır. Mimarinin ve elişlerinin kullanım şekliyle sadelik- basitlik ve zaman-dışılık özellikleri Japon yaşam kültürünün özelliklerini andırmaktadır. Safranbolu'nun benzeri bir kentçik olarak Belçika'nın Brugge'ü gösterilebilir.

4) Roman boyunca iki zıt karakter yedi tarih evresinde farklı kimliklerle doğuyor. Bu sayede tarihsel bilinç dokularının içinden geçilerek kayıp insanlık durumları görülebiliyor. 5) Son tarih evresi, tufan efsanesinde adı geçen, bu bölgenin atası sayılan, Nuh oğlu Yafes oğlu Mazak efsane dilinde, kısmen aruz kullanılmış beyitler halinde çağdaş bir yaratılış efsanesi anlatır. Çağdaş fizik- felsefe bilgileri efsane diline uyarlanarak, Lukretius gibi yeni bir efsane söylemi denemesi içermesi romanın orijinal bir yönünü oluşturuyor.

6) Roman eski kadim bilimsel, felsefi görüşlerden yola çıkılarak örtük bir insan anlayışı da içermektedir: Kitabın yedi bölümünden de okunabileceği gibi, farklı kültürler genel olarak, insanın yedi ruhsal basamakta gelişim gösterdiğine işaret eder. İnsanın zihni ile bedeni ve tarih arasında bir bağ vardır. Tarihle ilişkili zihinsel yapılar gelişim sürecinde bedenlerde izler bırakır ve diğer yönde de. Bu konu romanın felsefi antropolojik içeriğini temsil eder.

7) Bu kitapta aslında çok belirgin olmayacak şekilde, bir insanın gelişim evreleri ile insanlık tarihinin gelişim evreleri aynı tarihsel mantığa bağlanarak eşleştirilmiştir. Diğer bir ifadeyle, tarihsel- toplumsal olayların insanca izdüşümleri yorumlanarak insanlığın- Hegel'in Gesit'ı gibi- spekülatif oluşum evreleri çıkarılmıştır. Bu açıdan da roman bir tarih felsefesi perspektifini barındırmaktadır.

8) Roman tamamen eğlenmek ve eğlenirken bilgiyi paylaşmak üzerine kurulmuş. Bu eğlence, okurken romanın masalsı tadından duyumsanabiliyor.

9) Roman, yazarların Safranbolu'ya bir teşekkür hediyesi olarak kaleme alınmıştır.


Piyasadan kalkan bu kitabımızı edinmek için bir sahaf sitesi olan "Tezgah"a başvurunuz:

www.tezgah.com.tr